Genetiğiyle Oynanmış

Armut bile isteye, dibine düşmeyebilir mi?

Ve birbirlerine karıştırılmaması gerektiği söylenen elmalar ve armutlar birleşemez mi?

Bir kiliseye minare eklersek cami, o camiye bir gişe koyarsak müze mi olur? Laboratuvarda duygular yaratılabilir mi?

Biri size süt tozu hediye etse, onu geri çevirebilir misiniz?

Hitler GDO’ya karşı gelir miydi?

Dönüşümler organik midir yoksa kuralları masa başında belirlenen birer değişim mi? Tohumumuzda neler taşırız? Olasılıklar, hastalıklar veya yüzümüzün neye benzediğini mi?

Polisefali doğan çocuklar doğaya koşulan şirkin ürünleri midir?

Tarihle oynadığımızda, onu koruduğumuzda veya kendi haline bıraktığımızda ortaya çıkan kimin tarihi olur?

Suni doğala karşı mıdır, yoksa yapay olan da doğanın bir sonucu mudur?

Yerin altına indiğimizde filizlenmekte olan bir tohum mu buluruz, bir asır sonraki hasada hazırlanan, kara kin dolu bir ordu mu, yoksa üstü kapatılan başka bir dönem mi?

Biz, bize enjekte edilen her şeyin bir toplamı mıyız?

 

Sanatçılar: Can Küçük, Beril Ece Güler, Bora Olgunsoy, Güssol, Tarık Töre, Muhittincan, Uygar Demoğlu.

 

 

Genetically Modified 

Can the apple fall far from the tree?

And can the apples and oranges mix?

If we add a minaret to a church and a box office to that mosque, would that church be a mosque and that mosque be a museum?

Can you create feelings in a laboratory?

If you were gifted powdered milk, could you turn it down?

Would Hitler be against GMO?

Are transformations organic or just changes with predetermined rules?

What do we carry in our seeds? Possibilities, illnesses or or the looks of our faces?

Are the polycephalic children the product of polytheism against nature?

Whose history is manifested when we manipulate, protect, or leave history be?

Is the artificial against the natural, or is it a consequence?

When we go underground do we find a germinating seed, or a venomous army getting prepared for the harvest of the next century, or another period under seal?

Are we a sum of all the things injected to us?

Artists: Can Küçük, Beril Ece Güler, Bora Olgunsoy, Güssol, Tarık Töre, Muhittincan, Uygar Demoğlu.

*This exhibition was created as a part of 13th Sharjah Biennial's off-site event BAHAR

http://sharjahart.org/sharjah-art-foundation/exhibitions/bahar-istanbul

*Bu sergi, 13. Sharjah Bienali'nin bir parçası olan BAHAR kapsamında hazırlanmıştır.

http://sharjahart.org/sharjah-art-foundation/exhibitions/bahar-istanbul

Genetiğiyle Oynanmış

Abud Efendi Konağı, Hamam

13 Mayıs – 10 Haziran 2017

Kavramsal çerçevesi “tohum” olarak belirlenen 13. Sharjah Bienali’nin İstanbul ayağı sergisi “BAHAR” adı altında Sultanahmet’te Ayasofya’nın karşısında bulunan Abud Efendi Konağı’nda gerçekleşir.  “Genetiğiyle Oynanmış” bu sergi altında ikinci bir sergi sunar; eskiden bir kolej olarak hizmet veren konağın hamam ve su deposu bölümüne, en karanlık ve nemli kısmına yerleşir. Z kuşağı için “saflık”ın ne demek olduğuyla ilgilenen sergi, çocukluktan veya çocuksuluktan kopmamayı amaçlar; genleriyle oynanmış anıtlar yaratır. "Bahar" sergisi tohumlar büyürken insanların ne yaptığını konu ederken "Genetiğiyle Oynanmış", Zola’nın “Germinal”inden etkilenir, bu kuşağı bir sonraki hasada hazırlanan kara kin dolu bir orduya, filizlenmekte olan bir tohuma benzetir. 
 

Genetically Modified

 

Abud Efendi Mansion, Hammam

May 13 - June 10, 2017

The 13th Sharjah Biennial's off-site exhibition in Istanbul called “BAHAR” (Spring), whose conceptual framework was designated as “crops” takes place in Abud Efendi Konağı, located in Sultanahmet area, in the face of Hagia Sophia. “Genetically Modified” presents a sub exhibition of this larger exhibition and settles in the darkest and most humid parts of old mansion formerly used as collage; these are hammam and water reservoir areas. The exhibition, which is interested in what “purity” means for Z generation, aims not to break with childhood or childishness, creates genetically modified monuments. While “BAHAR” exhibition mentions what people do while the seeds grow, “Genetically Modified” is influenced by Zola’s “Germinal”; it likens this generation to a venomous army getting prepared for the harvest of the next century, a germinating seed.