Halil Altındere


Welcome to Homeland


14.09.2017 – 21.10.2017


Sadık Paşa Konağı

“Welcome to Homeland” Halil Altındere’nin 2016 yılında ürettiği, “mülteci krizine” odaklanan Türkiye’de daha önce sergilenmemiş çok disiplinli eserlerini bir araya getirir. Sergi, anlatısal iki ayrı aksını oluşturan, birer kahraman hatta süper kahramana dönüşen iki ayrı mülteci figürü üzerinden mülteci sorununa dair kapsayıcı bir çerçeve çizer, onların hikayeleri Altındere’nin her seferinde farklı şekilde zuhur eden fantazyalarıyla kurgusallaşır fakat acı gerçekliğini yitirmez.

Halil Altındere


Welcome to Homeland


14.09.2017 – 21.10.2017


Sadık Pasha Mansion 

"Welcome to Homeland" brings together Halil Altındere’s multidisciplinary works focusing on the “refugee crisis” that were made in 2016 and not exhibited in Turkey before. The exhibit provides an inclusive frame for the refugee crisis by using two axes of narrative that are constructed by the two refugee figures who turn into heroes, in fact, superheroes. Their stories get fictionalized with Altındere’s phantasms that manifest themselves differently each time, never losing touch with the bitter reality. 

Welcome to Homeland

 

Welcome to Homeland brings together Halil Altındere’s multidisciplinary works focusing on the “refugee crisis”, which were made in 2016 and not exhibited in Turkey before. The exhibit provides an inclusive frame for the refugee crisis by using two axes of narrative that are constructed by the two refugee figures who turn into heroes, in fact, superheroes. Their stories get fictionalized with Altındere’s phantasms that manifest themselves differently each time, never losing touch with the bitter reality. Space Refugee makes up the first portion of the exhibit; it consists of over twenty works that are centered around Aleppian astronaut Muhammed Ahmed Faris, who has spent seven days in outer space in 1987 and settled in Istanbul as a refugee in 2012. This work envisions Mars as an utopia without tyranny and injustice, somewhere that could belong to anyone for it belongs to no one. This is why it provides an alternative shelter to the refugees, and the work presents various experiments regarding life on Mars. While Space Refugee investigates an utopic suggestion for a home, Homeland, that which music is one of the main components of, puts forward Syrian rapper Muhammad Abu Hajar who lives in Berlin as a porte-parole and exhibits the present situation of the refugees with a road story aesthetic. Large-scale photograph Köfte Airlines addresses the transportation problem of the refugees. Altındere’s response to “how will they go?” is a tragicomic mise-en-scene. In his latest work, Altındere does not lose the local angle when dealing with more universal matters. He reveals the destructive nature of war through the refugee crisis. Instead of observing and showing, he chooses to convey the refugee crisis by exalting minor stories and associative narrative. While traveling from outer space to Mars, from Mediterranean to Berlin, this exhibit does not follow detached stories of those who are displaced; instead, it investigates the mutual feelings we share, reminding us our own deterritorialization.

Welcome to Homeland

 

“Welcome to Homeland” Halil Altındere’nin 2016 yılında ürettiği, “mülteci krizine” odaklanan Türkiye’de daha önce sergilenmemiş çok disiplinli eserlerini bir araya getirir. Sergi, anlatısal iki ayrı aksını oluşturan, birer kahraman hatta süper kahramana dönüşen iki ayrı mülteci figürü üzerinden mülteci sorununa dair kapsayıcı bir çerçeve çizer, onların hikayeleri Altındere’nin her seferinde farklı şekilde zuhur eden fantazyalarıyla kurgusallaşır fakat acı gerçekliğini yitirmez. Serginin ilk bölümünü oluşturan Space Refugee, içerisinde yirmiden fazla üretimi barındırır ve 1987’de uzayda yedi gün geçiren ve 2012’de sığınmacı olarak İstanbul’a yerleşen Halepli astronot Muhammed Ahmed Faris’i merkezine alır; tiranlığın ve adaletsizliğin olmadığı, kimseye ait olmadığı için herkese ait olabilecek özgür ütopya Mars’ı mülteciler için alternatif bir sığınak olarak görür ve Mars’ta yaşama dair çeşitli denemeler sunar. Space Refugee, mültecilere ütopik bir yuva önerisini araştırırken, müziğin ana bileşenlerinden biri olduğu video işi Homeland, Berlin’de yaşan Suriyeli rapçi Muhammed Abu Hajar’ı bir sözcü olarak öne çıkarır ve mültecilere dair mevcut durumu bir yol hikayesi estetiğinde sunar. Büyük ölçekli fotoğraf Köfte Airlines ise mültecilerin ulaşım durumuna işaret eder,  “Nasıl gidecekler?” sorusuna Altındere bir mizansenle cevap verir. Altındere, son dönem üretimlerinde daha evrensel konularla ilgilenirken yerel açıyı kaybetmez, savaşın yıkıcılığını göçmen krizi üzerinden, göçmen krizini de minör hikayeleri yücelterek, gözlemleyip göstermek yerine bağ kuran kurgusu aracılığıyla aktarır. Sergiyle birlikte, uzay boşluğundan Mars’a, Akdeniz’den Berlin’e yolculuk ederken, yalnıza evinden ve yurdundan edilmişlere dair hikayeleri takip etmez, paylaştığımız ortak duyguları araştırır, kendi yersiz yurtsuzluğumuzu hatırlarız.